Blog

aile konutu

Aile konutu Şerhi Bilinmiş olduğu üzere aile konutu olan gayrimenkuller her iki eşin rızası olmaksızın satılamaz veya üzerinde ipotek edilemez. Benzer şekilde aile konutu kiralıksa kira sözleşmesi her iki eşin rızası olmaksızın feshedilemez.

Sadece tapuda malik olarak görünen eşin gayrimenkul üzerinde (ipotek tesis etme, devretme vb) diğer eşten habersiz şekilde tasarrufta bulunması halinde birtakım sorunlarla karşılaşılabilecektir.

şundan dolayı ilgili gayrimenkulün aile konutu olarak tapu siciline şerh edilmesi önem arz etmektedir.

Bu yazıda da aşağıdaki hususlar açıklanacaktır:

Aile konutu nedir?
Aile konutu şerhi nasıl konulur?
Aile konutu haczedilebilir mi?
Aile konutu şerhi nasıl kaldırılır?
Aile konutu kiralık ise şerh edilebilir mi?

Aile Konutu Nedir?

Aile konutu, eşlerin sürekli olarak birlikte yaşadığı konutu ifade eden hukuki bir terimdir.

Birlikte oturulan konutun kiralık ya da aile fertlerine ait olması önem arz etmiyor olup o konutta aile olarak birlikte yaşanılması yeterlidir.

Zira yazlık, yayla evi, bağ evi benzer biçimde geçici süreyle oturulan gayrimenkuller aile konutu sayılmayacaktır.

Yukarıda da işaret edildiği üzere tapu müdürlüğüne müracaat edilerek bir ev üzerine aile konutu şerhi koyulması halinde bu gayrimenkul öteki eşin rızası olmaksızın satılamaz, kiralanamaz, kira sözleşmesi feshedilemez ya da üzerinde ipotek tesis edilemez.

Zira artık o konutta (her ne kadar tapu bir eşe ilişkin olsa ya da kira sözleşmesinde tek bir eş gaslıkse de) her iki eş de hak sahibidir.

Bundan dolayı ailenin düzenini etkileyecek bu biçim önemli işlemlerde her iki eşin de beraber hareket etmesi örutubet arz etmektedir.

Doğal olarak burada bu hakların öne herkese karşı ileri sürülebilmesi için söz konusu durumun tapu siciline şerh edilmesi gerekecektir. Aksi taktirde eğer karşı taraf bu durumu bilmiyorsa aile mağdur olabilecektir.

Örneğin tapu müdürlüğünde kocaya ait görünen bir gayrimenkul bu durumu bilmeyen bir kişiye satılırsa diğer eş bu duruma itiraz edip satışın iptalini isteyemeyecektir.

Sadece bu örnekte ilgili evin “aile konutu” olduğu tapu siciline tescil edilebilmiş olsaydı tapu dairesinde satış gerçekleşmeyeceği şeklinde bir şekilde gerçekleşse de satışın iptali istenebilecekti. Aynı konum ipotek ve kira sözleşmesinin feshedilmesi için de geçerlidir.

Aile Konutu Haczedilebilir mi?

Aile konutu (aşırı lüks olmadığı müdetçe) haczedilemeyecektir.

Sadece yukarıda da belirtildiği üzere aile konutu olduğunun kolayca tespit edilebilmesi için tapu müdürlüğü nezdinde o gayrimenkul üzerine aile konutu şerhi koyulmasında fayda vardır.

Ayrıca bir gayrimenkul kiracılar için aile konutu ise, mal sahibinin borçlarından ötürü haczedilebilecektir.

Aile Konutu Şerhi Nasıl Konulur?

Eşlerden birinin nüfus müdürlüğünden ya da MERNİS’ten aldığı “yerleşim yeri (ikametgah) belgesi” ve “nüfus kayıt örneği” eşliğinde başvurması tapu siciline aile konutu şerhi koyulabilmesi için kafi olacaktır.

Tabi burada belgelerin uyumlu olması, yerleşim yeri olarak gözüken adresle şerh koyulmak istenen gayrimenkulün adresinin örtüşmesi önem arz etmektedir.

Aile konutu olarak şerh edilmek istenen gayrimenkulün tapuda “arsa” vasfında gaslıkmesi problem teşkil etmeyecektir.

Başvurunun kabul edilmesi halinde oturulan evin aile konutu olma vasfı tapu sicilindeki şerhler sütununa kaydedilecektir.

Aile konutu şerhinin tescili için tapu harcı yahut vergi alınmamaktadır.

Aile Konutu Şerhi Nasıl Kaldırılır?,

Aile konutu şerhinin kaldırılmasının başlıca sebeplerinden biri de eşlerden birisinin ölümüdür.

Bu şekilde durumlarda her ne kadar aile konutu şerhi kalksa da eşlerden birinin aile konutu üzerinde ölünceye kadar intifa yahut oturma hakkı istemesi mümkün olacaktır.

Aile konutu şerhinin kaldırılması için bir öteki gerekçe ise boşanmadır.

Burada boşanma davasında verilen karara gore şerh kaldırılacaktır.

Sadece mahkeme sonucunda şerhin kaldırılmasına ilişkin açık şekilde yargı bulunmuyorsa tapu müdürlüğü şerhin kaldırılması istemini reddedecektir.

şu sebeple boşanma sonucunın tek başına yeterli olmadığı bilinmeli, karar duruşmasında bu husus da karar metnine eklenmelidir.

Son olarak gayrimenkulden taşınıldığında da aile konutu şerhinin kaldırılabilecektir ancak bu yola başvurabilmek için her iki eşin de başvurusu gerekmektedir.

Eğer eşler taşınmalarına rağmen şerhi kaldırmıyorsa hak sahipleri dava açarak şerhin kaldırılmasını isteyebileceklerdir.

Eşlerin Anlaşamama Durumu

Her ne kadar normal şartlarda eşlerin orta yolu bulması gerekse de anlaşamadıkları vakit vakit görülebilmektedir.

Örneğin kredi çekerken aile konutunun teminat olarak gösterilmesine veya kiralık aile konutundan taşınılarak fiyat olarak daha uygun bir yere geçilmesine öteki eş rıza göstermeyebilmektedir.

Bu şekilde durumlarda eşler aile hakimine başvurarak uyuşmazlığın çözülmesini isteyebilecektir.

Hakim ileri sürülen gerekçeleri haklı bulursa, bir eş rıza göstermese dahi aile konutuyla ilgili işlem yapılmasına izin verebilecektir.

Örneğin işleri azaldığı için geliri düşen ve şundan dolayı oturdukları kiralık evden daha uygun fiyatlı bir başka eve taşınmak isteyen bir kocanın bu isteğini öteki eş kabul etmeyebilir.

Böyle bir durumda söz konusu yüksek kiraların aileyi ekonomik olarak sarstığı kanıtlama edilirse hakim kira sözleşmesinin feshedilerek daha uygun fiyatlı başka bir konuta taşınılmasına karar verebilecektir.

Benzer şekilde eşlerden birinin ağır hasta olması ya da bir özrünün bulunması durumlarında da iki eşin beraber hareket etmesi kolay olmayacaktır.

Böyle durumlarda da aile hakiminin izni istenebilecek gerekirse aile konutu şerhinin kaldırılması talep edilebilecektir.

Eşlerden Birinin Rızası Olmaksızın İşlem Yapılırsa?

Yukarıda da açıklandıği üzere düzgüsel şartlarda tapu siciline aile konutu olarak şerh edildiyse iki eşin de rızası olmaksızın (satış, devir, ipotek tesisi vb) işlem gerçekleştirilemeyecektir.

Ne var ki süre vakit aile konutu şerhi olmasına rağmen bu tarz işlemlerin yapıldığı görülebilmektedir. Bu şekilde durumlarda işlemin iptal edilmesini isteyen eş tapu iptal-tescil davası açmalıdır.

Böylece söz mevzusu işlem mahkeme kararıyla iptal edilecektir. Ek olarak gayrimenkul satıldıysa başka kişilere satılmasının önüne geçilmesi için gayrimenkul üzerinde tedbir kararı da koydurulabilecektir.

Bu mevzuda detaylı bilgi için tapu iptal ve tescil davası iyi mi açılır başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Peki Tapu Siciline Aile Konutu Olarak Şerh Edilmemişse?

Bir evin “aile konutu” olduğu tapu siciline şerh edilmemiş olsa dahi kendisinden rıza alınmayan eş tapuda yapılan işlemin iptali için dava açabilecektir.

Burada önemli olan nokta; kendisiyle işlem yapılan kimsenin söz konusu gayrimenkulün “aile konutu” bulunduğunu bilmemesidir.

Eğer ilgili gayrimenkulü satın alan / devralan yahut üzerinde ipotek tesis eden kişi evin bir “aile konutu” olduğunu biliyor ya da bilebilecek durumdaysa işlemin iptali için öteki eş dava açabilecektir.

Ancak burada karışı tarafın durumu bildiğini kanıtlama etmek davacı eşin görevidir.

Bu aşamada haiz olunan delillerin mahkemede kanaat oluşturmaya yeterli olması gerekecektir.

Eğer bu husus ispat edilemezse mahkeme tapu iptal- tescil davasını reddedecektir.

Görüldüğü üzere aile konutunun tapu siciline şerh edilmemesi tarafları uzun ve meşakkatli hukuki süreçlerle karşılaştırabilmektedir.

Bu sebeple mümkün olan en kısa sürede aile konutu şerhinin tescil edilmesi örutubet arz etmektedir.

Kiralık Evin Aile Konutu Olması

Yukarıda da bahsedilmiş olduğu üzere, kiralanan aile konutu için iki önemli hükümden bahsedilebilir:

Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez.
Eşlerden birisi tarafınca yapılan kira sözleşmesine, diğer eş de bildirimle taraf haline gelebilir.

Bu kapsamda örneğin kirası daha ucuz olan bir yere taşınmak isteyen koca, eşinden izin almaksızın eski evinden ayrılamayacak yada daha lüks bir semte taşınmak isteyen eş, diğer eşin rızası olmaksızın eski muhitinden ayrılamayacaktır.

Kira Sözleşmesi

Kira sözleşmesine taraf olmakla ilgili ise, ev sahibi ile sözleşme yapmayan eşin, sözleşmenin tarafı olmak için bir bildirimde bulunması kafi olacaktır.

Bu noktada sözleşmenin tarafı olmakla eşlerin kira borcundan da birlikte sorumlu olacağı göz önünde bulundurulmalıdır.

Dolayısıyla bildirimle kira sözleşmesinin tarafı olan eş, aile konutundan yararlanma hakkını eşinden bağlarımsız olarak elde ettiği benzer biçimde kira, ödenti, konutu aldığı gibi iade etme benzer biçimde borçlardan da sorumlu olacaktır.

Veya kira sözleşmeını feshetmek isteyen ev sahibi, iki eşe de bildirmek zorunda olacaktır.

Peki Kira Sözleşmesini Feshetmeye Dair Eşimden En Baştan Yetki Alabilir Miyim?

Vakit süre kolaylık olması açısından bir eşin diğerine “eşim benim adıma her türlü kira sözleşmesini imzalamaya ve feshetmeye yetkilidir” şeklinde rıza verdiği görülebilmektedir.

Açıkçası bu izin tamamlayıcı mahiyette olduğundan, en baştan bu şekilde soyut bir izin almak geçerli olmayacaktır.

Boşanma Davası Esnasında Kira Sözleşmesi Feshedilebilir mi?

Kural olarak boşanma davası sürmekteyken eşler ayrı yaşıyor olsa dahi konutun aile konutu olma vasfı devam eder.

Bu hallerde örneğin kira sözleşmesinde taraf gözüken koca, evden ayrılmış olmasına karşın kira ödeme borcu ile karşı karşıya kalabilecektir.

Bu noktada, eğer eşlerin çocuğu yoksa, sözleşmeyi imzalayan eşin mağdur olmaması açısından hâkimin müdahalesini isteme hakkının varlığını kabul etmek gerekir.

Zira evlilik birliği sarsılmışken kira sözleşmesinin tarafı olan eşin ilgili konutta oturmamasına karşın kira yükü altına girmesi hakkaniyete aykırı olacaktır.

Boşanma Gerçekleştikten sonrasında Kiralanan Aile Konutunun Akıbeti Nedir?

Bu aşamada eğer boşanma davası sürmesine karşın eşlerden biri aile konutunda yaşamaya devam ettiyse ve tarafların evde kalma isteği varsa egemen, bu evde hangi eşin kalacağına karar verecektir.

Eğer egemen kira sözleşmesine nazaran kiracı olmayan eşin aile konutunda kalmasına karar verirse, öteki eşin ve ev sahibinin sözleşmeden doğmuş haklarını güvenceye almak için lüzumlu düzenlemelerin yapılmasına karar verir.

Tapuda Aile Konutu Şerhi Olan Ev Kiralanabilir mi?

Açıkçası taşınmazın maliki/malikleri tarafınca aile konutu şerhi olan taşınmaz kiralanırken dikkatli olunmalıdır.

Söz konusu şerhin kaldırılması yahut iki eşin de muvafakat vermesini sağlanması, kiracının hakkını koruma adına daha sağlıklı bir yol olacaktır.

AİLE KONUTU ŞERHİNE İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI

Mülkiyeti Başkasına ait Olan Aile Konutu
2. HD., Esas 2008/11885 Karar 2008/11958 Tarih 16.9.2008

Türk uygar Kanunu’nun 194. Maddesi gereğince aile konutu olan taşınmazın tapu kaydına, aile konutu şerhi verilmesi için, o konutun eşlerden birine ait olması zorunludur. Mülkiyeti üçüncü kişiye ilişik bir taşınmaz eşlerce aile konutu olarak kullanıyor olsa bile, gerçek sahibi olan üçüncü ferdin bu taşınmaz üzerindeki iyelik hakkını sınırlayıcı şekilde tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilemez.

Aile konutu şerhi konulması istenen ………’ın ………. Ada ……… parseldeki 1. Kat 5 nolu konut, 16.09.2005 tarihinde ……..’a, bu birey tarafından da 11.06.2007 tarihinde ………..’a satılmış ve halen bu birey adına kayıtlı bulunmaktadır. Dava ise 08.08.2007 tarihinde açılmıştır. Davanın üçüncü kişiye ait bu taşınmazın tapu kaydına aile konutuyla ilgili şerh verilmesi yönündeki isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Aile Konutu Olarak görünen Tarla Üzerine İpotek
2. HD., Esas 2016/8884 Karar 2017/11881 Tarih 30.10.2017

Somut olayda, davalı eş dava mevzusu taşınmaz üzerinde öteki davalı lehine ipotek tesis etmiş, bu işlem esnasında davacı eşin açık rızası alınmamıştır. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; dava konusu taşınmazın tapuda “tarla” vasfıyla kayıtlı olduğu, taşınmazda aile konutu olarak kullanılan daire dışında başka daire ve dükkanın da bulunduğu anlaşılmaktadır.

Hukuk Genel Kurulunun 15.04.2015 tarih ve 2013/2-2056 esas, 2015/1201 karar sayılı kararında açıkça ifade edildiği ve Dairemizce de aynen benimsendiği üzere aile konutu üzerinde eşin açık rızası alınmadan meydana getirilen ipotek işlemin geçerli bulunduğunu kabul etmek imkansızdır. Bu durumda, mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınması veya gerekiyorsa yeniden bulgu yapılması, uzman bilirkişilerden “aile konutu” olarak kullanılan bölümlerin kroki ve harita üzerinde işaretlenmesinin istenmesi ve bu bölümlerle sınırlı olacak şekilde ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Aile Konutu Üzerine İpotek
2. HD., Esas 2016/9661 Karar 2017/12232 Tarih 6.11.2017

Somut vakada, davalı eş dava mevzusu taşınmaz üzerinde öteki davalı şirket lehine ipotek tesis etmiş, bu işlem esnasında davacı eşin açık rızası alınmamıştır.

Ancak toplanan delillerden; dava mevzusu taşınmazın davalılardan … tarafınca 30.04.2010 tarihinde satın alındığı, aynı tarihte davalı banka lehine ipotek tesis edilmiş olduğu ve tarafların taşınmazı satın aldıkları tarihten yedi gün sonrasında taşınmaza taşındıkları, dolayısıyla dava konusu İpoteğin tesis edilmiş olduğu tarihte taşınmazın tarafların aile konutu olmadığı anlaşılmaktadır.

Gerçekleşen bu vaziyet karşısında davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yukarıda açıklanan sebeple ile davanın reddine dair karar sonucu itibariyla doğru olup, gerekçenin değiştirilmek suretiyle hükmün onanması gerekmiştir

Aile Konutunun Tespiti
12. HD., Esas 2008/21650 Karar 2009/1557 Tarih 27.1.2009

Mahkemece şikayetçinin öncelikle bu yerin “aile konutu bulunduğunun tespitine yönelik olarak açılmış bir davasının ve aile mahkemesince yapılmış bir belirlemenin bulunup bulunmadığı araştırılmalı,

sonucuna göre gerektiğinde şikayetçiye tahliyesi istenen taşınmazın aile konutu bulunduğunu ispata yönelik olarak, (HGK.26.10.2005 Tarih E. 2005/12-676 K. 2005/600) dava açma yetkisi ve olanağı verilerek sonuca gidilmesi gerekir.

Şikayetçi ……, borçlu ……..’in eşi olup, yargılama sırasında verdiği 07.11.2007 tarihindeki dilekçe ile taşınmazın aile konutu olup, tapuya aile konutu şerhi işlenmesi için dava açmış olduğunı ve bu davanın sonucunun beklenmesini talep etmiştir. Hal böyle olunca Mahkemece bu dava sonucu beklenerek sonucuna gore bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla şikayetçi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.

Bilgilendirme; Gayrimenkul Hukuku Yazılarımız Avukatların Paylaşımlarından Alınmıştır. Lütfen Daha Net Bir Bilgi İçin Avukatınıza Danışınız. Web Sitemiz Yayın Portallarından Alınan Yayınları Paylaşmaktadır.

AİLE KONUTU ŞERHİ Yazımı Okudunuz Diğer Tüm Yazılarımı Okumak için Buraya Tıklayınız.

AİLE KONUTU ŞERHİDekorasyon Önerileri  Dekorasyon Önerileri   Dekorasyon Önerileri

 

 

 

 

RE/MAX AMBİANCE BURSA Satılık & Kiralık Daire EMLAK OFİSİ

Remax Ambiance Bursa Emlak Şirketi Satılık, Kiralık Gayrimenkuller için Tüm ilanlarımıza bakabilirsiniz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Özellikleri Karşılaştır

Karşılaştırmak (0)